Eyüp Belediyesi Genç Akademi

Ebu Bekir er-Razi’nin Tıp Anlayışı

Eyüp Genç Akademi tarafından düzenlenen Medeniyet Mimarları programı 10 Mart Perşembe günü saat 18.30’da Kara Süleyman Tekkesi’nde gerçekleşti. Programda bu hafta Ebu Bekir er-Razi’nin tıp anlayışı ele alındı.

Yrd. Doç. Dr. Müstakim Arıcı yaklaşık 251/865 yılında Ortaçağ’ın en önemli ilim ve kültür merkezlerinden biri olan Rey’de doğan ve ilme karşı sevgisi ile bilinen Ebu Bekir er-Razi’nin hayatı ve eserlerini anlattı. Razi’nin tahsil amaçlı seyahatlerinin sonucunda özellikle tıp alanında şöhrete kavuştuğunu söyleyen Arıcı, felsefe, tıp, matematik, kimya, ahlak, müzik gibi alanlarda pek çok eser kaleme aldığını ifade etti. Calinusü’l-Arap (Arapların Galen’i) unvanıyla anılan Razi’nin Bağdat’ta sonradan Bimaristan-ı Adudi adıyla anılacak olan hastanenin başhekimliğine getirildiğine değinen Arıcı, Razi’nin hastaların durumunun gün gün izlenerek hastalığın seyrinin takip edildiği sistemin öncüsü olduğunu söyledi. Kendisine Sokrat’ı örnek alan Razi’nin es-Siretü’l-felsefiyye isimli eserine atıf yapan Müstakim Arıcı, eserden alıntı yaparak Ebu Bekir er-Razi’nin kendi sözlerine yer verdi. Razi; “ Beni tanıyanlar bilir ki ilme karşı olan sevgim, tutkum ve bu yoldaki çalışmalarım gençliğimden beri aralıksız devam etmektedir. Okumadığım bir kitap, karşılaşmadığım bir ilim adamı bulunsa, bir zarara uğramam söz konusu olsa bile o kitabı okurum ve o âlimi tanırım. Bu alandaki sabırlı çalışmalarım neticesinde bir yıl zarfında müsvedde olarak 20.000 varaktan fazla yazı yazdım.” der.

 

Tıp İlmindeki Eserleri ve Ruhani Tıp

 

Tıp sahasında ahlakın önemli olduğunu belirten ve tıp ile ahlakın birbirlerinden ayrılamayacakları anlayışında olan Razi’nin tıbbi etikle ilgili düşüncelerini Ahlaku’t-tabib ve Mihnetü’t-tabib isimli eserlerinde ortaya koyduğunu söyleyen Arıcı, Ebu Bekir er-Razi’ye göre insanın nefsinde gelişen psikolojik uyarmaların, fizyonomik belirtilerle anlaşılıp açıklanabileceği için beden tabibinin aynı zamanda ruh tabibi olması ve bu sebeple söz konusu iki disiplinin birlikte gelişmesi gerektiğini ifade etti. Razi’nin Kitab el-Havi isimli eseri ve diğer birçok eseriyle tıp ve farmakoloji alanında hem kendi kültür çevresinde hem de birçok eserinin Latince ve İbranice çevirisiyle Avrupa’da tıp otoritesi olarak kabul edildiğine değinen Müstakim Arıcı, Razi’nin tıp ilmini cismani tıp ve ruhani tıp olarak ikiye ayırdığını söyledi. Arıcı, “Razi’ye göre ruhani hastalıklar, öncelikle nefsin güçlerinin ifrat veya tefrite kaçarak dengeden çıkması sonucu meydana gelmektedir. Tıp ile ahlak arasında kurulan ilişki, Kindi’den Farabi’ye ve daha sonraki birçok İslam filozofunun kayıtsız kalamadığı bir konu olmuştur.” dedi.