Eyüp Belediyesi Genç Akademi

“Farabi” İle Felsefe ve Bilim Tarihine Bakış

Eyüp Genç Akademi tarafından düzenlenen Medeniyet Mimarları programı 31 Mart Perşembe saat 18.30’da Kara Süleyman Tekkesi’nde gerçekleşti. Programda bu hafta Farabi’nin hayatı, ilimleri tasnifi ve eserleri ele alındı.

 

Bugünkü Kazakistan sınırları içinde eski adı Otrar olan Farab şehrinin Vesiç kasabasında 258/870-71 yılında doğduğu tahmin edilen Farabi’nin hayatı hakkında yeteri kadar bilgiye sahip olunmadığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Müstakim Arıcı, özellikle Bağdat’a gelişi ve orada geçirdiği yıllar esnasında yaptığı seyahatler ve kurduğu ilişkiler ile bir takım bilgilerin günümüze ulaştığını ifade etti. Felsefe tarihinde Muallim-i sani olarak bilinen Farabi’nin hocası olan Aristoteles’in “Yorum Üzerine” adlı eserine yazdığı Şerh’e değinen Arıcı, bu eserin günümüze ulaşan en kapsamlı ve klasik şerh geleneğinin en güzel örneklerinden biri olduğunu dile getirdi. Farabi’nin İslam dünyasında felsefe ile ilk iştigal eden büyük filozoflar arasında olduğunu söyleyen Arıcı, Aristo ve Platon’nun felsefesi ile ilgili eserler kaleme alan Farabi’nin bu iki filozofun felsefelerini uzlaştırarak felsefenin çıkmaz bir sokak olmadığını aslında iki yaklaşımda hakikati içerdiğini savunduğunu ifade etti. Farabi’nin ilim tasnifine değinen Müstakim Arıcı, ilimleri, dil, mantık, matematik, tabiat ve ilahiyat, medeni ilimler olmak üzere beşe ayırdığını ve Aristo’nun ilimler tasnifini esas aldığını dile getirdi.

 

Felsefe Tarihine Yolculuk

 

Felsefe ile uğraşmasının yanı sıra felsefe tarihine yönelik eserler kaleme alan Farabi’nin felsefeye bakışının iki farklı anlatı üzerinde gittiğini söyleyen Müstakim Arıcı, Farabi’nin birinci anlatıda felsefenin zamansal serüvenine ikinci anlatıda ise mekânsal serüvenine yer verdiğini dile getirdi. Arıcı, “ Farabi’ye göre gerçek manada felsefe birden bire ortaya çıkmış bir şey değildir. O insanlık tarihi boyunca belli aşamalar kaydederek bir olgunlaşma ve gelişim sürecinin sonunda burhani metoda ulaşmasıyla vücut bulmuştur.“ dedi. Farabi’nin mekânsal anlatımına göre felsefenin ilk Irak’ta Keldaniler arasında oluştuğunu dile getiren Arıcı, Irak’tan Mısır’a, daha sonra Yunanlılara, Süryanilere ve Araplara ulaştığını söyledi.