Eyüp Belediyesi Genç Akademi

İbn Sina ve Tıp Anlayışı Üzerine

Eyüp Genç Akademi tarafından düzenlenen Medeniyet Mimarları programının 8. Haftasında “İbni Sina ve Tıp Anlayışı” konusu ele alındı. Program 14 Nisan Perşembe saat 18.30’da Kara Süleyman Tekkesi’nde gerçekleşti.

 

Programda bu hafta yolculuklarla dolu bir hayat süren ve döneminin en iyi hekimlerinden biri olarak tanınan İbn Sina’nın hayatına, eserlerine ve tıp anlayışına yer verildi. Yrd. Doç. Dr. Müstakim Arıcı, İbn Sina’nın birçok tıp eseri kaleme aldığını fakat bunlardan en önemlisinin el-Kanun fi’t-tıbb eseri olduğunu dile getirdi.  Sarayları gezerek eserini tamamlayan İbn Sina’nın, Büveyhi Hükümdarı Şemsüddevie’yi tedavi ederek vezirliğe getirildiğini ve sahip olduğu tıp bilgisi ile el üstünde tutulduğunu ifade eden Arıcı, tıbbın İbn Sina ile ilimler arasında önemli bir yer edindiğini söyledi. Arıcı, “Tıp, insan bedeninin sağlıklı olması ve sıhhati korumak için hastalıkları ondan izale edilmesini, sağlığını kaybettiğinde de tekrar nasıl kazanılacağı cihetinden onun durumlarını ele alan bir ilimdir.” diyerek İbn Sina’nın tıp tanımına değindi.

 

El-Kanun Fi’t-Tıbb Eserinin Özellikleri

 

El Kanun fit-tıbb eserinin başarısını sistematik ve ansiklopedik olmasına bağlayan Müstakim Arıcı, İbn Sina’nın kendisine ulaşan dağınık vaziyetteki Helenistik, Bizans ve Süryani tıp literatürünü derleme, sistemleştirme ve şahsi gözlem verileriyle güncelleştirmesi sonucunda kapsamlı ve tutarlı bir tıp eserinin ortaya çıktığını dile getirdi. Arıcı, araştırmacıların Bizans ve Süryani tıp anlayışının yanı sıra Hint ve Çin tıbbının hatta Türklerin Şamanizm dönemindeki bazı tıp uygulamalarının bile eserde mevcut olduğunu ifade etti. “Sistematiği, düzeni ve getirdiği yeni fikirler ile El-Kanun fi’t-tıbb kendinden önceki metinleri geride bırakarak tıp medreselerinde okutulan en önemli eser haline gelmiştir.” diyen Arıcı, kitabın adı olarak kullanılan kanun kelimesinin esasen “yasa, kural ve kıstas” anlamına geldiğini söyledi. Müstakim Arıcı, bu isimlendirmenin tesadüfi olmadığını İbn Sina’nın iddiasına göre hekimin bedenin hastalık ve sağlığına yol açan maddi, suri ve gai sebepleri araştırabilmesi; anatomi, diyet, semptomlar ve ilaçlar hakkında bilgi sahibi olması; fakat fizik ilminin dört unsur ve buna bağlı olarak hıltlar teorisi gibi temel kavramlarını tabiat felsefesinden alması gerektiğini ifade etti.