Eyüp Belediyesi Genç Akademi

Nübüvvetin Gerekliliği ve Homoeconomicus

Eyüp Genç Akademi tarafından düzenlenen İktisadi İlahiyat programı 30 Ocak Cumartesi günü saat 18.30’ da Kara Süleyman Tekkesi’ nde gerçekleşti.

Katılımcılardan Ahmet Çevik’in sunumu ile başlayan İktisadi İlahiyat programında bu hafta, Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Risale-i Nur eserleri üzerinden nübüvvetin gerekliliği konusu ele alındı. Sunumda Bediüzzaman’ın İşarat-ul İ'caz eserine yer vererek nübüvvetin gerekliliğini açıklayan Çevik, adaleti tesis etmek için külli bir akla ihtiyaç duyulduğunu, böyle bir külli aklın ancak kanun şeklinde olabileceğini ve bu kanunun da “şeriat” olduğunu ve şeriatın tesirini, icrasını, tatbikini temin edecek merciin de peygamber olduğunu ifade etti. Sunum sonrası söz alan programın eğitmeni Dr. Melih Oktay, “Eğer nübüvvet olmasaydı insanlar bugün onurlarını hatırlayamazlardı.” diyerek nübüvvetin gerekliliğini vurguladı. İnsanın toplumda birçok yerinin olduğunu ifade eden Oktay, iktisadi insanın diğer bütün insan tiplerini alaşağı ettiğini yani insanın sadece yiyen, içen, tüketen bir varlık olarak görüldüğünü, ideal insan olarak tanımlanan “homoeconomicus”un en eksik tarafının hiçbir toplumsal yönünün bulunmadığını sözlerine ekledi. Melih Oktay, genellikle yönetici sınıfın toplumda iktisadi insan tipinin hâkim olmasını istediğini ve böylece statükoyu korumayı amaçladıklarını ifade etti. Oktay, iktisadi insanın probleminin kendi tükettiğini arttırmaya çalıştığını, hazzını maksimize etmeye çabaladığını vurguladı. Maddi ihtiyaçlarını karşılayan iktisadi insanın bir süre sonra elindekinin fazlasını infak edeceğini ve böylece topluma yöneleceğini söyleyen Melih Oktay, bireyin topluma yönelmeden önce kendi ihtiyaçlarını gidermesi gerektiğini yani insanın belli bir yere kadar iktisadi insan gibi davranmasının olası bir durum olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.