Eyüp Belediyesi Genç Akademi

Prof. Dr. Ramazan Şeşen ile Eyyubiler Devrindeki Tıbbi Gelişmeler

Eyüp Genç Akademi’de düzenlenen Medeniyet Mimarları programı katılımcıları 18 Şubat Perşembe günü saat 10.00’da Prof. Dr. Ramazan Şeşen ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen program çerçevesinde Prof. Dr. Ramazan Şeşen ile katılımcılar Selahattin Eyyubi dönemi tıbbi gelişmeleri üzerine istişarede bulundu.

Eyyubiler dönemine geçmeden önce tarih kavramını ele alan Prof. Dr. Ramazan Şeşen, ‘tarih’ kelimesinin epistemolojisinden başlayarak kelimenin Arapçadan türetildiğini söyledi. Ay (gök cisimleri) kelimesiyle aynı kökene sahip olan tarih kelimesinin iki şekilde anlaşıldığını ifade eden Şeşen,  birincisinin günün tarihini yani hilalin kaçıncı günü olduğunu belirlediğini, ikincisinin de olayları tarihine göre yazıya dökme, kronik işlem yapma anlamında olduğunu belirtti. İnsanların ezelden beri geçmişi kaydetme ihtiyacı duyduklarını ve bunu yaparken de çeşitli evraklara, belgelere tarih atmaları gerektiğini söyleyen Şeşen, bundan mütevellit tarihin takvime bağlı bir ilim olduğunu belirtti. Şeşen, “Takvimin belli bir başlangıcı olması gerekir. Milletlerin kullandığı bu başlangıç tarihlerine göre ise takvimler çeşitlenmiştir. Örneğin; İran, Roma, Yunan milletleri hükümdarın tahta çıkışını başlangıç kabul etmişlerdir. İbraniler Hz. Adem’ in yaratılışını, cennetten indiriminin veya Tufan olayını başlangıç olarak kabul ederek Hilkat Takvimi’ni kullanmışlardır. İslam alimleri ise Hz. İsa’nın doğumundan 5516 yıl sonrasını başlangıç sayan Hilkat Takvimini, Hz. Adem ’ in yaratılışından 2242 yıl sonrasını milattan ise 3265 yıl öncesini başlangıç olarak kabul eden Tufan Takvimini, MÖ. 324 yılını yani İskender’ in tahta çıkışını veya ölümünü baş sayan İskender Takvimini kullanmışlardır.” diyerek geçmişte kullanılan takvimlere örnek verdi.

 

Eyyubiler Devrinde Tıp Eğitimi

 

Tıp ilminin insanlığın en çok ihtiyacı olan ilim olduğunu ve tıp ilminin insanlıkla başladığını söyleyen Şeşen, İslam medeniyetinin tıp kaynaklarının Yunan hekimleri Hipokrat ve Galineus’un teorik bilgilerini temel aldığını belirtti. Prof. Dr. Ramazan Şeşen o dönemin tıbbi gelişmelerini şu şekilde anlattı; “Eyyübiler zamanında hastanelerin merkezi Bağdat, Şam, Mısır ve Güneydoğu Anadolu’da el-Cezira olmuştur. Bu dönemde iki büyük hükümdar sayesinde tıp ilmi zirvelerine ulaşmıştır. Selâhaddin tıbba müstesna katkılarda bulunmuştur. Onun zamanında hastanelerde kadınlara özel bölümler ve binalar tahsis edilmiş ruh hastalıkları için hastaneler kurulmuştur. ‘Nureddin Hastanesi’nin hastalara harcanan miktarı günlük 15 altındı. Hastalar memurlar ve hasta bakıcılar tarafından günlük kontrol edilir ve ihtiyaçları karşılanırdı. Ruh hastalıklarındakiler için ilaç hazırlanırdı.” Hastanelerin İslâmiyet’in iftihar ettiği kurumlar olduğunu söyleyen Şeşen katılımcıların sorularını yanıtlayarak dersi sonlandırdı.